Çocuk Gelişiminde Resmin Önemi

ÇOCUK GELİŞİMİNDE RESİM EĞİTİMİNİN YERİ

        Doç. Ahmet ATAN[1]

ahmetatan@gazi.edu.tr

ÖZET

Çocuk yaş gruplarının toplandığı gelişim sürecinde, yaratıcılığı güçlendiren, özgüvenin kazanımına katkıda bulunan, özgürlük ve özgünlük bağlamında isabetli kararlar almasına yardımcı olacak resim eğitimi ile desteklenmesi gerekir. Özgür düşünen çocuk bireyler özgün, özgün olan çocuk birey de özgürdür. Resim eğitiminin önemi, sanat eğitimbilimi boyutlarında değerlendirildiğinde, çocuk bireylere kendini anlatacağı bir dil, bir anlatım yolu kazandırmasında temellenir.

AMAÇ

1.      Çocuk gelişiminde resim eğitiminin yerinin belirlenmesi.

2.      Çocuk gelişiminde resim eğitiminin daha etkili ve belirleyici konuma getirilmesi.

3.      Resim eğitiminin, çocuk bireyde özgürlük ve özgünlüğe katkısının belirlenmesi.

YÖNTEM

1.      Resim eğitimi ile ilgili  kitap ve makalelerin bir bölümünün taranması.

2.      Resim eğitimine yönelik,  deneyim ve gözlemlerin çocuk gelişimi ile ilişkilendirilmesi.

3.      Resim eğitiminde sistematik spontanizmin çocuklardaki yansımalarının yorumlanması.

SONUÇ

1.      Çocuk gelişiminde resim eğitimi, eğitimin en az diğer süreçleri kadar önemlidir.

2.      Resim eğitiminin olumlu sonuçları dikkate alınarak, programlar planlanmalı.

3.      Sanat eğitimcileri ile aile diyalogunun, çocuk gelişiminde sanat eğitiminin amacına ulaşmasına olumlu katkıda bulunmaktadır.

4.      Resim tasarım uygulama sürecinde çocuk birey, kısa zaman içerisinde “göz ile düşünme” yetisi kazanır.

5.      Resim eğitimi  duyarlık (hassasiyet) eğitimidir.

6.      Duyarlıkları eğitilen çocuk, dünyaya da bu duyarlıklardan bakar ve onu, insana yakışır oluşumlarla gerçeklere taşır.

YORUM

  Çocuk bireyin psikolojik gereksinimlerinin karşılanması yoluyla resim eğitimi; eğitsel yönü güçlü, gelecekçi, çağdaş ve yetkin bir kişilik geliştirme ve kültürlenme aracı oluşturmaktadır. Çocuk bireyde resim eğitimi öncelikle psikolojik gereksinmelerinin sonucudur.

Anahtar kelimeler: Çocuk gelişimi, Çocuk birey, Resim eğitimi, yaratıcılık.

THE ROLE OF ART’S EDUCATION (PAINTING / ILLUSTRATION) IN CHILDREN’S DEVELOPMENT

 

                                                                                              Doç. Ahmet ATAN

ahmetatan@gazi.edu.tr

ABSTRACT

            The developmental process in which children’s age groups is gathered should be supported by art’s (painting/illustration) education which strengthens creativity, contributies to getting self- esteems, helps giving, right decisions in independence and independence context. Child individuals who think independently are authentic; authentic child individuals are independent. Art’s (painting/illustration) education is important because it helps children to acquire a language with which he can explain himself.

AIM

1. To identify the role of art’s education (painting / illustration) in children’s development.

2.  To place art’s (painting / illustration) education in a more active and decisive level in children’s development.

3. To identify the contribution of art’s (painting / illustration) education to individual children’s independence.

METHOD

1.   Revieving the revelant literature on art’s (painting/illustration) education.

2.  Relating experiences and observations about art’s (painting / illustration) education   to children’s development.

3.   Commenting on the reflections of the systematic spontaneizm on children.

RESULTS

1.  Art’s (painting / illustration) education is at least as important as other educational processes in children’s development.

2. Regarding the positive outcomes of art’s (painting / illustrations) education, programs should be planned.

3.  The dialogne between art’s educatiors and families has a positive contribution to reaching art’s education’s aim in children education.

4.  In the process of painting disigning application a child individual obtains the skill of “thinking by eye” in a short time.

5.  Art’s (painting / illustration) education is the education of sensibility.

6. A child whose sensibility is educated views the world through this sensibility and reflects it to reality by the virtues he has.

COMMENT 

         By meeting a child individuals pyschological needs, art’s (painting/illustration)  education is a means of bringing up a modern, traditionalist and qualified personality. Art’s (painting / illustration) education in a child individual is primarily as a result of his pyschological needs.

KEY WORDS: Child development, child individual, Art’s (painting / illustration) education, creativity.

GİRİŞ:

         Öğretimin ilki, çocuk yaşta başlar. Bu nedenle resim eğitimi çocuk gelişimi açısından önemlidir. Resim biçimlerden ya da şekillerden oluşan bir plastik sanatlar alanıdır. Çocuk birey bu şekilleri başlangıçta bilinçsizce “karalamalar” olarak ortaya koyar. Spontanist bu çıkışlar zamanla anlamlı ifadeler kazanır. Anlam yüklü bu şekiller çocuğun dünyayı keşfi ile aslında; bir anlamda çocuğun keşfine yönelik ilk bulgulardır. Resim için çocuk bir araç olmazken, Resim çocuk için bir gelişim aracıdır. Ancak bu planlı ve programlı yapıldığı takdirde çocuk bireyin ruhsal çerçevede, duygusal ve ussal gelişimine olumlu katkılarda bulunur. Kuramsal temeller uygulamaların bir üst kurum işlevini üstlenirler.

Resim eğitimi, eğitimle ilgili işlevleriyle örgün ve yaygın eğitimin ilgi alanına girerler. Geçmişi çok eskilere dayanan çizgiye ve renge dayalı plastik sanat alanı bilinçli aile ilişkisi sürecinde çocuk gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Resim eğitimden geçen çocuk bireyler için, kişilik gelişimi, özgüven, yaratıcılık önemli olgulardır. Resim eğitiminin çocuk gelişimine katkıda bulunma, özgüveni sağlamak, hayatın hangi alanı olursa olsun yaratıcılığı ve tasarımı uygulamak başlıca amaçlarındandır.

Resim eğitimi, genel eğitim tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. Resim eğitiminin geçirdiği evreler, genel eğitim sürecinde oldukça hızlı gelişime ve değişime uğramaktadır. Resim uygulamaları çocuk bireylerin sürekli yüz yüze geldikleri eğlenceli bir alan olmuştur. Resim eğitimi süreci ve sonrasında çocuk bireylerin, yaşam biçimleri gelişmiş, her dönemde ve her toplumda, farklı ve fütürist görünümler ortaya çıkarmıştır. Resim eğitimin temel amaçları arasında gerçekte “gelecekçi insan modeli hazırlamak” vardır.

Resim eğitiminin düşünsel-duygusal tasarım ve bedensel özel yeteneğe bağlı olarak, uygulayım gücüne sahip oluşu, bu alanı kendiliğinden daha etkili ve daha belirleyici konuma getirmektedir. Sınır tanımayan hızlı bir bilgiye erişimin yaşandığı çağımızda, genel eğitim sürecine damgasını vuran olgu, tarihin hiçbir zaman kaydetmediği kadar yüksek ivmeli bir “bilimsel sanat” olgusudur. Böyle bir çağda özgür düşünen çocuk bireyler özgün, özgün çocuk birey de özgürdür. Geleceği, yeni arayışlarla bulmaya çalışan çocuk birey için tasarımlar yapmak ve tasarımlarını geliştirmek, dünyadaki gelişimin ve değişimin sanat eğitimcisi ve öğrencisi tarafından yakın takibi ile doğrudan ilişkilidir. Kalıplaşmaların etkisini yitirmeye başladığı bilgi çağında çocuk bireyler, tüm dünya kültürlerine açık olmuş ve bu kültürlerin inceliklerinden yararlanmasını bilmiştir.

Sanatsal güzelliklerden zevk alabilen, kendi kültürünü tanıyan, çevresine ve sanat eserlerine eleştirel bir gözle bakabilen çocuk bireyler yetiştirmek günümüz eğitim sistemi içinde sanat eğitiminden beklenen genel istemlerdir. Eğitimin bir amacı da duygusal zekanın işlenerek en yararlı hale getirilmesidir. Resim eğitimi ile duygusal zekanın, bilimsel tutarlılık ve sezgisel yaratıcı bütünlük içerisinde somutlaştığı bir alandır. Çocuk birey, zekası ve sezgileriyle çağının önünde giden insan olduğu için, gerçek anlamda bir fütüristtir. Onu anlamak için çaba gerekir. Bu nedenle çocuk bireylerin istem ve beklentilerin sınır tanımazlığı, çok yönlü düşünebilmeyi, resim tasarım ve uygulamalarında da spontane yaratıcılığı geliştirdiği kadar özgürlüğü ve özgünlüğü de geliştirir. Gerek teknik, gerekse sanat ve estetik bağlamda, bilgi çağında yetişen çocuk bireyler, iletişim olanaklarının zenginliği ve çağdaş entelektüel düzeydeki yeni bilgilenme kaynaklarının çoğulluğu, bilgiye kolay erişimin doğal sonucu olarak, özgürlüğün ve özgünlüğün sanat eğitimindeki rolünü vazgeçilmez bir unsur olarak ortaya koymaktadır.

Bildiri şu amaçları gütmektedir:

1.   Çocuk gelişiminde resim eğitimi vermede; uygulanabilir eğitim modeli üzerinde, özgürlüğün ve özgünlüğün ortaya çıkarılması için durum değerlendirmesi.

2.   Çocuk gelişiminde sanat eğitiminin getirdiği tasarım-uygulayım gücünün geliştirilmesi.

3.   Çocuk bireyde gelecekçiliğe (fütürizme) öncülük edecek adımların resim eğitimi yoluyla kazandırılması.

4.   Ankara Balgat Semtinde düzenlenmiş …… yaş grubu çocuklar arasında düzenlenmiş bir resim etkinliği sonuçlarının sanat eğitimcisi gözü ile yorumu.

1.      ÇOCUK GELİŞİMİNDE RESİM EĞİTİMİ VERMEDE; UYGULANABİLİR EĞİTİM MODELİ ÜZERİNDE, ÖZGÜRLÜĞÜN VE ÖZGÜNLÜĞÜN ORTAYA ÇIKARILMASI İÇİN DURUM DEĞERLENDİRİLMESİ:

Çocuk gelişimindeki resim eğitiminin yeri ailenin sosyo-ekonomik durumuna göre öncelikler listesinde yerini almaktadır. Çocuk gelişiminde resim eğitimi vermede; uygulanabilir eğitim modeli üzerinde çağdaş yaklaşımlar, bireysel özgürlüğün ve özgünlüğün ortaya çıkması yanı sıra, sorun çözme gücünü geliştirmeyi, iletişim, iş birliği, öğrenme, araştırma, sağlıklı yaşam ve üretim yeterliliklerini pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Tüm bu olgular karşımıza bir öğretim alanı olarak sanat eğitimini çıkarmaktadır. Çünkü sanat eğitimi, bireysel beceri ve yetenekleri temel öğretim yöntemi olarak kabul eden ve ilköğretimin amaçlarını kendi amaçlarıyla uygulamada somutlaştırabilen bir öğretim alanıdır. Eğitim kurumlarımızda her düzeyde verilen eğitim dikkate alındığında ders öğretim programlarının, türleri artarak sanat eğitimi derslerinden yararlanmaya yönelik bölümleri çok az içerdiği görülür. Kaldı ki, eğitimi verilen bir çok alanda sanat eğitiminden yararlanmak mümkündür. Bireysel özgürlüğün ve özgünlüğün ortaya çıkması için, özellikle sanat eğitimine özel bir önem verilmelidir . Çocuk bireyin içinde, bir değil birçok yetenek, birçok güç vardır. Ancak resim eğitimi verildiği durumda  çocuk birey, aldığı sanat eğitimi yöntemi ile yalnız birini en iyi şekilde geliştirir. İşte  çocuk bireyin eğitim sürecinde, sanat eğitimcisinin yaklaşımı çok önemlidir. Çocuk bireye zamanına ve yerine göre tanınacak kimlik, ona özgür olma hissini verecek: Bu özgür ortamda, çocuk birey, cesaretle özgün çıkışlarda bulunacaktır. Resim eğitiminin katkısı ile çocuk bireyler adını bilmedikleri ve niteliğini kavrayamadıkları bir estetik bilinç kazanacaklardır. Çocuk bireyin kendini ifade yollarını öğretmek, çocuk çağda adını bilmedikleri estetik duyguları geliştirmek, estetik kişilik kazandırmak, özgün düşünme kapasitelerini genişletmek, sorumluluk ve işbirliği duygularını geliştirmek, tasarım yetilerini ortaya çıkarmak, resim eğitiminin önemli katkılarından olacaktır.  Genel eğitim uygulamaları, kurallı ve sistematik bir yaklaşımla yürütülmeye çalışılırken, resim eğitiminin özgün yönlerinden dolayı, genel eğitim dizgesi içerisinde özel bir yeri olmuştur. Bilgi çağında, resim eğitimi alan çocuk bireyin, gelişim kaynaklarını ve onları oluşturan nedenleri iyi araştırmak ve gelinen aşamayı aşmak gerekmektedir. Bu bağlamda yeni durumlara, yeni sorunlara, değişik olay ve olgulara yönelmek gereği ortaya çıkmaktadır. Bu fenomenin araştırma ve geliştirme merkezleri de resim eğitimi veren sanat eğitimcileridir. Ve ayrı bir disiplin alanı olarak ele alınması gerekir.

Piaget; “Resim yapmak çocuk için simgesel bir oyundur. Çocuğun bu oyunda ortaya kovduğu şey onun duygusal ve düşünsel yaşamıyla ilgili
imgeleridir. Çocuğun uyum sağlaması gereken toplumsal, nesnel gerçekler dünyası ile, çelişkileri, istekleri, sevinç ve tedirginlikleriyle bir iç dünyası vardır. Birinciyi ortak anlatım aracı olan dil ile anlatabilen çocuk ikinciyi bu dil ile anlatmayabilir. Bu nedenle çocuğun çocuk sanatı olarak adlandırılan -ki kesinlikle   sanat   değildir-  bu   ilk   kendiliğinden   simgesel   anlatımları çevreyi toplumu  kısaca nesnel gerçekleri, benimseme   ile  “ego”  nun dışavurumunun bir bileşkesinden başka bir şey değildir “ der. (Piaget,1953).

Özetle çocuk resimlerine ruhbilimsel ve gelişimsel, boyuttaki yaklaşımlarda yer alan görüşler doğrultusunda; Çocuk resimleri çocuğun nesnel dünya ile kurduğu ilişkinin ve o çevreyi değiştirme yolundaki yaratıcı eylemin göstergesidir.(…) Resim yapmak için duygusal, algısal, ussal gelişmeye fırsat oluşturur. Soyut düşünmeye giden yolu açar. Bu yolla öğrenmesi güçlenir. Demek ki çocuk resimlerinde ruhbilimsel ve gelişimsel yaklaşımların temelinde, çocuğun çok yönlü gelişimi yatar. (Kırışoğlu 2002:56)

2. ÇOCUK GELİŞİMİNDE SANAT EĞİTİMİNİN GETİRDİĞİ TASARIM-UYGULAYIM GÜCÜNÜN GELİŞTİRİLMESİ.

          Çocuk bireyde Bilgi, bilinç ve dürtülerin” dengede olmasından oluşan ruhsal özgürlük, sanat eğitiminde, tasarım-uygulayım gücünün geliştirilmesine ortam hazırlar. Çocuk gelişiminde sanat eğitimi verme arayışı bilgi çağının gereğidir. Bilgi çağında, çocuğun çağdaş sanat eğitimi için, çocuğun dilini anlayan, psikolojik analiz yaklaşımında bulunan, onlardan gelecek mesaj sinyallerini çözümleyebilecek, bilgi ve duygu donanımlı sanat eğitimcisi olmak gerekir. Bilgi çağını takip etme endişesini yaşayan insan, doğal olarak en son gelişmeleri göz önünde bulundurarak yeni araç gereçleri tanımayı, tanıtmayı, ilk öğreneni ve öğreteni olmayı ister. Bu nedenle çağcıl gelişimlere açık bir çocuk birey için resim eğitimi kaçınılmaz bir durumdur.

Kullanılan ve kullanılacak yöntemlerle, çocuk gelişimine katkıda bulunmak amacıyla resim eğitimi, umulandan daha çok sonuç verecek özelliktedir. Resim eğitimi çocuğun öncelikle duygusal gelişimine olumlu katkılarda bulunur. Buna paralel olarak akıl ve zekaya dayalı olarak irade ve tercih haklarını daha isabetli kullanma yetisi kazandırır.

Günümüzde sanat eğitiminin  önem kazanması, tasarım gücünün, uygulama alanı bulması ile de ilgilidir. Çağa adını veren bilgi trendinin hızla yükselmesi, basılı olduğu kadar görsel yolla bilgiye erişimin etkinleşmesi, Çocuk bireyin resim eğitimi alanında tasarım ve uygulayım yetisinin geliştirilmesi için önemli bir olgudur.

3. ÇOCUK BİREYDE GELECEKÇİLİĞE (FÜTÜRİZME) ÖNCÜLÜK EDECEK ADIMLARIN RESİM EĞİTİMİ YOLUYLA KAZANDIRILMASI.

         Çocuk gelişiminde resim eğitimi ruhsal ve bedensel bağlamda daha etkin kullanım özellikleri kazandıran bir alanıdır. Resim eğitiminin önemi, sanat eğitimbilimi boyutlarında değerlendirildiğinde, çocuk bireylere kendini anlatacağı bir dil, bir anlatım yolu kazandırmasında temellenir. Çocuk bireyin psikolojik gereksinimlerinin karşılanması yoluyla resim eğitimi; eğitsel yönü güçlü, fütürist öncülük edecek, çağdaş ve yetkin bir kişilik geliştirme ve kültürlenme aracı oluşturmaktadır. Çocuk bireyde resim eğitimi öncelikle psikolojik gereksinmelerinin sonucudur. Çocuk bireyin kendisini tanıması, tanıtması ve dönüt alarak kendini değerlendirmesinde bu iletişim süreçleri önemli rol oynar. Çocuk bireylerde gelişim ile ilgili olarak yapılan tanımların buluştuğu nokta bedensel ve psikolojik nitelikli gelişim olduğu yolundadır. Her çocuk birey her şeyden önce insandır. Her çocuk bireyin benzer duyguları ve tepkileri vardır. Dinlenilme, anlaşılma, beğenilme, güvenilme, başarılı olma gibi bir çok duygu ve değerler paydasında buluşurlar. Bu duygu ve değerlerin oluşması, korunması resim eğitimi bağlamında ağırlıklı olarak “etkin spontanist uygulama’ya” odaklanmaktadır. Resim eğitimi, ruhsal ve bedensel gelişimi eğlenceli hâle getirme yollarından biridir. Ana babalar gibi çoğu sanat öğreticiler de -eğitimli oldukları hâlde- çocukları nasıl incitebileceklerinin, onların özsaygılarına ve özgüvenlerine nasıl zarar verebileceklerinin, yaratıcılıklarını nasıl yok edebileceklerinin farkında olmak durumundadırlar. Çocuk bireyin sorumluluk alma, kendini yönetme ve yönlendirme; kendini tanıma, gerçekleştirme, denetleme ve değerlendirme yetilerini kazandıracak bilgi ve beceriler resim eğitimi yoluyla kazandırılabilir.

4. ANKARA BALGAT SEMTİNDE DÜZENLENMİŞ 5-12 YAŞ GRUBU ÇOCUKLAR ARASINDA DÜZENLENMİŞ BİR RESİM ETKİNLİĞİ SONUÇLARININ SANAT EĞİTİMCİSİ TARAFINDAN ANALİZİ.

       Çizme boyama inşa etme gibi etkinliklerin yer aldığı karmaşık süreçte çocuk, çevresinde gördüğü birçok ayrı elemanı, anlamlı bir bütünlüğe dönüştürür. Bu seçme yorumlama yeniden biçimleme sürecinin sonunda ortaya çıkan ürün (resim, heykel, vs.) bir yapıt olmaktan çok çocuktan bir parçadır. Onun düşünüşü, onun duyuşu, onun görüşüdür. Çocuk için bu devinimsel ve birleştirici etkinlik, kendini anlatmaktan başka bir şey değildir.

Çocuk izleyerek, işiterek, dokunarak dış dünyayı duyuları ile algılar. Bütün bu algı sürecini içine sindirerek duyumsar, yine bu malzemeyi zihninde birleştirip, ayrıştırarak bir sonuca varır. Sonuçta duygu düşünce ve imgelemini bir anlatım formuyla görselleştirir. Form (resim) algı ve imgelemin diyalektiğinden doğar.

Bütün bunları göz önüne aldığımızda “Boyama kitapları”nın çocuğun özgürlüğüne, özgünlüğüne, yaratıcılığına, kendilindenliğine, içtenliğine nasıl bir zarar vereceği anlaşılabilir. Boyama kitaplarının, kalıp-şablon çizimleri, önceden saptanmış renkleri, rotalara yazgılı oluşları ile çocuğu eyleminde belirleyen değil, belirlenen konuma zorlamaları, çocuğu ister istemez silmekle eş anlamlıdır diyebiliriz.

Ağacı maviye, gökyüzünü kırmızıya boyayabilen, güneşe kaş göz burun çizebilen çocuğun dünyası, kalıplara sığmayacak kadar özgündür. Çocukların dünyasından büyüklere uzanan Antoine de Saint-Exupery’nin “Küçük Prens” kitabını biz büyükler onun için yüzümüzde gülümsemeler ve ince bir hüzünle okuyoruz sanırım. (Sungur, Fatma,www.evrensel.net ) [2]

Sanat eğitimi alanındaki yeni yönelimler ise Resim-İş derslerinin kapsamını genişletmiştir. Resim-İş dersleri, sanat bilimleri/disiplinlerini de içeren uygulamalı ve kuramsal çalışmaları birleştiren bir yapıya dönüştürülmektedir. Eğitimin temel bir alanı olarak sanat eğitimi, insan gereksinimlerine dayanır. Sanat eğitimi kendini amaçlarına dayalı bir öğretim alanı olduğu gibi, çocuğun yaratıcılığını geliştiren, çocuğa kendini ifade etme ve çevresini tanıma olanağı veren etkili bir eğitim aracıdır. Resim-İş derslerinin, sanat eğitimbiliminin ışığında, çağın gereksinimlerine koşut olarak düzenlenmesi beklenir. (Kurtuluş, Yıldız, http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar ) [3]

         Batı Avrupa’da müzelerin çoğu okullarla iş birliği içindedir.Örneğin Almanya’nın Hamburg Eyaletinde, eğitimciler ile sıklıkla özel “Müze görüşmeleri” düzenlenmektedir. Hanover’deki Tarih Müzesinde, 1977 yılında “Müzede Bir Olay Var” adlı bir arama oyununda 2000 çocuk “dedektif” rolüne girerek eser araştırması oyunu oynamışlardır.Bu oyun sayesinde çocuklar eğlenmişler, tarihle ilgili pekçok şey öğrenmişler ve müzenin resmî bir yer olmadığını, aksine burada heyecan verici, yeni fikirler uyandırıcı olayların da meydana gelebileceğini anlamışlardır(1). Gelişmiş ülkelerde müzeler, yaşları küçük ziyaretçilerle ilgilenmeleri için özel müze eğitimcileri atamışlar, bazı ülkeler çocuk ve gençlere yönelik sanat müzeleri kurmuşlardır(2). Buralarda istihdam edilenler genellikle sanat eğitimcileridir ve kendilerine, çalışmaları için müzede bir özel mekân ayrılmıştır.Okul öncesi çocuklar için müzelerde ve galerilerde sanat kursları düzenlenmektedir.Böylece daha erken yaşlarda başlayan müze eğitimiyle çocuklar, galerileri ve müzeleri oyunla, eğlenceyle tanımış olacaklarından, ileride yetişkinlik dönemlerinde sergiye girerken“eşik korkusu” duymayacaklardır.

Çocukların resimleri onların çok yönlü gelişimlerini gösteren belge olma özelliğini korurken bir yandan da ussal boyutta bir başka işlevin de göstergesi durumuna gelir; kavram elde etme. Çocuk resimleri onların zeka gelişimleri ve kavram kurmalarıyla ilgilidir. Belirli nesne gruplan içinde ayrılıkları ve benzerlileri ayrımsayan çocuk, yine belirli bir sınıf nesnenin ayrıntılarını. karakteristiklerini görebilirse ve bunu resimlerinde gösterirse bu o nesneye ilişkin ne düzeyde bir kavram elde ettiğinin de göstergesi Sayılır. Bu bağlamda çocuk resimleri çocuğun zeka düzeyini de belirlemiş olur (Goodenough. 1954).

Daha ileri yıllarda “yaratıcılık”. “özgür deneyim”, “kendini anlatma”  çocukların resimlerini açıklamada anahtar sözcükler haline gelir. Bu resimler  yaratıcı. estetik, ussal. toplumsal, bedensel tüm gelişimlerin hem itici gücü hem de göstergesidir. Çocuk çevreyle olan bütün yaşantılarını resimlerinde dile getirir. Kendi kendini anlatma içerden dışarıya doğru gelişen, dışardan etki olmadan geliştiğinde ise yaratıcılığın çocuk için en özgün örneğini veren bir olgudur (Lowenfeld, 1965, Kırışoğlu, Olcay Tekin,).[4]

4.a. DENEY

          Türkiye Cumhuriyeti Devletinin geliştirme ödeneğinin verdiği, 22 yıl görev yaptığım Diyarbakır İl’inden, Ankara Gazi Üniversitesine gelerek Balgat semtinde bir apartmana kiracı olarak yerleştim. Binanın küçük bahçesinde oynayan çocukları izlerken, her birinin küçük dev adam olukları yönünde bir düşünce oluşmuştu zihnimde. Bir organize yapmayı planladım. Kırtasiyeden Resim Kağıtları, çeşitli tür boyalar aldım. Evimde .….. çocuk bireyin oturduğu büyük bir masa, çoğunluğu annelerden oluşan veliler, evlerinden getirmiş oldukları pasta börek servisi hazırlığındalar. Bir öğrenci velisi gitar çalarak, Barış Manço’dan şarkılar söylüyor. Her şey hazır. Etkinlik konusu üzerinde çocuk bireylere amaçlar anlatıldı ve yarışma konusu verildi. Konu şu; “Çocuk ve çevre” . 30 dakikalık sürede çalışmaların bitirilmesi istendi. Süre bitiminde resimler toplandı. Yorumlama veliler ve öğrenciler önünde yapıldı. Sanat eğitimi bağlamında düzenlenen bir etkinlik amacına ulaşmıştı.

4.a. BULGU

Resim eğitimcisi, çocuk bireyler ve velileri ile yakın diyalog içinde olmasıyla, sanat etkinliklerini daha kolay ve sonuç alıcı bir biçimde yürütebileceği gözlemlendi. Bunun bir drama halinde uygulanması, çocuk daha rahat bir biçimde kendilerini ifade etmelerini sağladı.Çocuk bireyin, resim yoluyla kendini ortaya koyma sürecinde; her türlü dış ve iç baskıların güdümünde olmama istekleri doğrultusunda; özgün eser ortaya koyabilmek için, özgür olma talepleri saptandı. Böyle bir etkinlikle çocuk bireylerin; kuraldışı bir anlayışla özgür ve özgün işler ortaya koyabileceği üzerinde duruldu. Etkinlik konusu üzerinde çocuk bireylerin, değişik sentezlerle farklı ürünler ortaya koyabilme yeteneğinin geliştirdiği, düşünsel kazanımların gerektiği zaman ve gerekli yerde kullanılabilmesi konusunda özendirildi. Yaşama, olaya ve dünyaya geniş bir perspektifle bakabilmek, algılayabilmek ve bunun için gerekli davranışları cesaretle uygulamanın bir yolu da sanattan geçtiği gözlemlendi.

Sanat eğitimcilerinin çocuk bireyleri tanımaları, var olan şeylerden doyumsuzluğunu sürdürmeleri, mevcut eğitim ortam ve süreçlerini sürekli iyileştirmeleri, yaratıcılık ve özgünlüğün pekiştirilerek teşvik edilmeleri öncelikli benimsenmesi gereken tutumlardır. Bu bağlamda yaratıcılığı teşvik eden öğretmen özellikleri bilinmeli ve dahası içselleştirilmelidir. Böylece; Çocuğu bir birey olarak kabul etme ve öyle davranabilme tercihini kullanır,  Çocuk bireyi özgür ve özgün olmaya özendirir,  onlara model olur, örnek sunumunda yaratıcılıklara yer verir, iyiye ve güzele ulaşılabilineceğini gösterir, Çocuk bireyin her birinin ayrı bir keşfedilmeye değer olduğunu anlar, farklılıkları olumlu olarak benimser, yüksek etkileme gücünü yakalayabilir.

Bu nedenle yaratıcı çocukların gelişimi için, çocukça yetenekleri daha da geliştirilmelidir. Sonuçta sorun çözen, özgün kişilikli, araştırıcı, buluşcu, üretken, sevgi ve heyecanla hayata bağlı olarak yetişen çocuk bireyler “geleceklerini geleceğe taşıyacaktır”. Çünkü çağımız bilgi çağı olarak kabul edilmektedir. En büyük güç bilgi gücüdür. Bilgiyi üreten ve onu üretime dönüştüren toplumlar, evrensel gelişmenin öncüleri olmaya devam edeceklerdir. Bilgiyi üreten ve özgün, özgünlüğüne düşkün sıra dışı çocuk bireylere ihtiyaç artmaktadır. Çünkü bu çocuk bireylerin hayal, öngörü ve kestirme güçleri yüksektir.

SONUÇ VE ÖNERİ:

n    Çocuk gelişiminde resim eğitimi, eğitimin en az diğer süreçleri kadar önemlidir.

n    Resim eğitiminde spontane etkinliklerin olumlu sonuçları dikkate alınarak, bu doğrultuda programlar planlanmalı.

n    Sanat eğitimcileri, çocuk bireyler ile anne ve babaları arasındaki diyalogları, Çocuk gelişimi ile beraber sanat eğitiminin de amacına ulaşmasına olumlu katkıda bulunmaktadır.

n    Bu tür bir resim tasarım uygulama sürecinde çocuk birey, kısa zaman içerisinde “göz ile düşünme yetisi kazanır.

n    Öğretim yöntem ve teknikleri ile teknoloji kültüründeki hızlı gelişmeler, ve öğretim personeli istihdamı sorunları dikkate alınarak resim eğitimi programının güncelleştirilerek yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

n    Resim eğitimi diğer bütün sanat dallarının eğitimi gibi duyarlıkların eğitimidir. Duyarlıkları eğitilen çocuk, dünyaya da bu duyarlıklardan bakar ve onu, insana yakışır oluşumlarla gerçeklere taşır.

Kırışoğlu, Olcay Tekin,  Sanatta Eğitim, görmek öğrenmek yaratmak, Pegem A Yayınları, 2. Baskı, Nisan 2002, Ankara, s.55

Kırışoğlu, Olcay Tekin,  Sanatta Eğitim, görmek öğrenmek yaratmak, Pegem A Yayınları, 2. Baskı, Nisan 2002, Ankara, s.56

Kurtuluş, Yıldız, http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/153-154/kurtulus.htm

Sungur, Fatma,www.evrensel.net/03/11/01/toplum.html#1

DİP NOTLAR


[1] Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bölümü Grafik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Ankara-TÜRKİYE

[2] Sungur, Fatma,www.evrensel.net/03/11/01/toplum.html#1

[3] Kurtuluş, Yıldız, http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/153-154/kurtulus.htm

[4] Kırışoğlu, Olcay Tekin,  Sanatta Eğitim, görmek öğrenmek yaratmak, Pegem A Yayınları, 2. Baskı, Nisan 2002, Ankara, s.55